Yeni Dönem Değişen Eğitim Sistemi…

Bundan birkaç yıl önce çocuklarla çalıştığım bir atölyede, farklı yaş gruplarından öğrencilerle “Geleceğin Okulu” projesinde onlardan gelen dahiyane fikirlerle, geleceğin eğitim sistemi diye hep konuşulan şeylerin aslında çok da uzakta olmadığını fark etmemi sağlamıştı. Teknoloji çevremizdeki dünyayı hızla değiştirirken, birçok insan teknolojinin insan zekasının yerini alacağından endişe duyuyor. Bilinmeyen ve tam olarak öngörülemeyenden endişe duymak… Evet, ne kadar endişe duyulsa da bu gerçekleri göz ardı etmemiz çok da mümkün değil bence. Bazı eğitimciler, teknolojinin öğrencilerimize öğrettiğimiz birçok şeyi devralabildiğinden, yakın gelecekte artık öğretmenlik yapacak öğrenci olmayacağından endişe duymaktadırlar. Mesele şu ki; eğitim asla kaybolmayacak… Sadece farklı biçimlerde yer alacak hayatımızda. Robotik ve yapay zeka sayesinde yakın gelecekte 8 ila 108 yaş arasındaki herkesin kolayca ve hızlı bir şekilde kendi cevaplarını bulabileceğini, aklındaki bir ürünü yaratabileceğini ve istediği sonuçlara kolayca ulaşabileceğini hayal ediyorum.

Eğitimden bahsetmişken, bundan çok eski değil birkaç yıl önce geleceğin teknolojisi diye bahsettiğimiz sanal gerçeklikten, sanat dahil pek çok alanda kazanımlar oldukça büyüktür. Sanatçılar artık fikirlerine ve duygularına şekil vermek için sanal bir tuval kullanabiliyor. Görsel romanlar, etkileşimli resimler veya canlanan heykeller… Bunlar artık sadece bilim kurgu romanında okuduğunuz harika şeyler değil, çok erişilebilir. Ve hatta sadece 4 saatte kendi oyun stratejisini geliştiren Google’ın yapay zeka programı AlphaZero…

Bu nedenle bu yazımda, değişen dünyamız, gelişen teknoloji ve yaratıcı yeni nesil ile önümüzdeki yıllarda eğitimin gelecekteki değişimine göz atmak istedim. Gittikçe hayatımızın içine giren/girmesini istediğimiz değişimler aslında bunlar (biz daha yakalayamamış olsak bile)…

Farklı zaman ve mekan

Öğrencilerin farklı yerlerde, farklı zamanlarda öğrenme fırsatı bulabilmesi. E-öğrenim, uzaktan ve kendi kendine öğrenme için alan yaratarak, teorik ve pratik kısım olarak farklı alanlarda ve ortamlarda yaşayarak, deneyimleyerek öğrenme alanlarında öğrenme.

Kişiselleştirilmiş öğrenme

Her öğrenci farklı şekilde öğrenir. Teknolojinin de daha etkin kullanılmasıyla eğitimcilerin, kişiye ve duruma göre öğrenme stillerine yönelik farklı çözümleri uygulamasına olanak sağlar.

Silikon Okulları CEO’su Brian Greenberg, yaptığı bir söyleşide “Şu anda yedi yaşındaki çocukların hepsinin tamamen aynı olması ve aynı içeriğe maruz kalması gerektiği paradigmasına meydan okuyoruz.” dedi. “Yani her çocuk için aynı olması gerektiği savunulan tek doğru kavramını sorgulamaya başlıyoruz.”

ABD’deki çeşitli sınıflarında kullanılan bir matematik eğitimi yazılımı olan DreamBox gibi teknolojiler, her öğrencinin beceri düzeyine göre değişim göstererek, öğrencilerin kendi ihtiyaçlarına en uygun hızda öğrenmelerini sağlamaktadır.

Proje bazlı eğitim

Kariyer süreçleri, gelecekteki serbest ekonomiye uyum sağladığından, öğrenciler proje tabanlı öğrenme ve çalışma ile kendi geleceklerindeki değişime de adapte olacaklardır. Bu, yeteneklerini çeşitli durumlarda daha kısa sürede nasıl kullanabileceklerini ve karşılarına çıkan farklı konulardaki sorunlarda çözüm üretmelerini sağlamaktadır. Öğrenciler lise eğitimleri sürecinde, proje tabanlı öğrenme ile örgütsel, işbirlikçi ve zaman yönetimi becerilerini geliştirerek, her öğrencinin ileri akademik kariyerlerinde kullanabileceği temel bilgileri eğitim hayatı içinde edinme şansını bulmaktadırlar.

Sınavların değişimi

Bir öğrencinin gerçek bilgisi öğrenme sürecinde ölçülebildiğinden, bu alandaki projeler üzerinde çalışırken bilgisinin uygulanması onun en iyi ölçme değerlendirme kriterlerinden birisi olabilmektedir. Böylece not sisteminin temelinde gerçek uygulamalar, pratikler yer alabilmelidir.

Mentorluk kavramının önemi

Öğretmenler, öğrencilerin içinden geçecekleri bilgi ormanda önemli bir yer oluşturmaktadırlar. Mentorlük kavramı ile eğitimciler, öğrencilerin amaçları belirlemenin yanı sıra, kendi hedeflerini belirlemesinde katkı sağlarken, sahip oldukları becerilerinin de gelişimi için destek olmaktadırlar.

Gelecekte, çocuklarımızın yetişkin yaşamlarında başarılı olmayı öğrenmeleri için gerekli olanlar da bence tutku, merak, hayal gücü, eleştirel düşünme ve sebat olabilir.

Tüm çocuklar için, amaçlarını bulmalarında onlara yardım edecek tutku, doğuştan aslında var olan, ancak çoğu yetişkin tarafından hayatları içinde kaybedilen merak, girişimci, vizyoner ve  yaratıcılığı besleyen hayal gücü, olayları farklı perspektiften değerlendirebilmek için eleştirel düşünme ve  uzun vadeli hedeflerin peşinde koşma tutkusu sebat

Tüm gençlerimizin hayallerinin peşinden koşabilmesi dileğiyle…

Ceyda Tezel

Aile Danışmanı – Profesyonel Koç
www.optimalkocluk.com.tr